



Acemi Sürücü
13 gün önce
13 gün önce
Merhaba, öncelikle hayırlı olsun.
Şöyle bir noktayı netleştirelim, çünkü ilanlarda çok karışıyor: Swift'te 1.3 ile 1.2 aslında sadece motor farkı değil, kasa farkı. 1.3 (M13A, 92 hp) bir önceki kasa, yani 2005-2010 arası üretilen model. Senin bahsettiğin 2010-2014 aralığındaki araçların büyük kısmı ise 1.2 (K12B, 94 hp) motorlu yeni kasa; Türkiye'de 2011'de satışa girdi. Yani 1.2'yi tercih ettiğinde daha küçük motor alıyormuşsun gibi görünse de gerçekte hem 2 beygir daha fazlası hem de 5-6 yaş daha genç bir araç alıyorsun. Kağıt üzerinde 1242 cc olması sayesinde MTV'de de 1300 cc altı dilimde kalıyor, 1328 cc'lik 1.3 ise bir üst dilime giriyor. Yıllık vergi farkı azımsanacak gibi değil, uzun vadede bu tek başına bile 1.2 lehine ciddi bir kalem.
O yüzden bütçeni biraz zorlayıp 1.2'ye çıkabiliyorsan bence tereddüt etme. Manuel tercihin de gayet yerinde, o yaştaki otomatiklerle uğraşmana gerek yok.
Donanım tarafında güzel haber şu: Türkiye'de bu kasa tek pakette (GL) satıldı, yani "acaba düşük donanımlısına mı denk geldim" derdin olmayacak. Girişten itibaren 7 hava yastığı, 4 cam elektrikli, 16 inç jant, sis farı, direksiyondan kumandalı müzik sistemi standart geliyor. 2013 model yılıyla birlikte hız sabitleyici eklendi, 2016'da da gündüz LED'i geldi. Bu yüzden bulabilirsen 2013 ve sonrasını hedeflemeni öneririm, aradaki fiyat farkına değer. Eksiği ise Bluetooth ve AUX yokluğu, ama bu artık 200-300 liralık bir çözümle kapanan bir konu.
Bakacağın araçta özellikle şunlara dikkat et. K12B triger zinciri kullanıyor, sağlam bir motor ama ihmal edilmiş yağ bakımı olan araçlarda zincir gergisi problem çıkarabiliyor. Soğuk çalıştırmada ilk birkaç saniye metalik bir tıkırtı duyuyorsan uzak dur. Bir de bu motorda supap boşluğu ayarı hidrolik değil, kayıtla (shim) yapılıyor ve ayar için eksantrik sökmek gerekiyor. Yani işçiliği pahalı bir iş, servis geçmişinde bu ayarın yapılıp yapılmadığını sormakta fayda var. LPG'li bir araca bakıyorsan bu konu daha da kritik, çünkü LPG'de supap boşlukları daha hızlı kapanıyor.
Kaportada ise en bilinen zayıf nokta marşpiyeller ve arka çamurluk iç kısmı. İçerideki süngerin nemi hapsetmesi yüzünden arka tekerlek önlerinde, davlumbaz plastiğinin arkasında pas yapabiliyor. Dışarıdan tertemiz görünen araçta bile plastiği hafif kaldırıp bakmanı tavsiye ederim, çoğu kişinin gözden kaçırdığı yer burası.
Mekanikte arka kaliper pistonları ve pimleri sıkışma eğiliminde, el freni teli de zamanla uzuyor. Vitesteyken ve debriyaja bastığında sesin değişip değişmediğini de dinle. Süspansiyon fabrikadan zaten sert, o normal ama rot rotil ve amortisör durumuna bakılsın. Lastik ölçüsü sınıfına göre biraz pahalı, bunu da bütçene eklersin.
Son olarak dürüst olmak gerekirse Suzuki'nin Türkiye'deki en zayıf noktası yedek parça. Filtre, balata, buji gibi sarf malzemesinde sıkıntı yok, muadili bol ve ucuz. Ama kaporta parçası, far, spesifik bir elektronik parça gerekirse yurt dışından gelmesi haftaları bulabiliyor. Kazasız, düzgün bir araç bulmak bu yüzden ekstra önemli.
Özetle: temiz kayıtlı, 2013+ bir 1.2 manuel bulursan uzun yıllar seni yormaz. Kolay gelsin.


Acemi Sürücü
13 gün önce
13 gün önce
Ben 2012 model 1.2 manuel kullandım, 4 yıl sonra sattım ve pişman olmadım. Şunu söyleyeyim, kafan karışmasın: 1.3'ler eski kasa (2005-2010), 1.2 ise 2011 sonrası yeni kasa. Yani 1.2 daha küçük motor değil, daha yeni araba. Beygiri de zaten 92'ye karşı 94, aşağı kalır yanı yok. Vergisi de 1300 altı dilimde kaldığı için daha ucuz.
Benim tavsiyem 2013 ve üstü bakmandır, o yıldan sonra hız sabitleyici de geldi. Zaten Türkiye'de tek donanımla satıldığı için "paket" derdi yok, hepsinde 7 airbag ve elektrikli camlar var.
Bakarken sabah soğukken çalıştırıp dinle, ilk saniyelerde tıkırtı geliyorsa zincir işi çıkar, bulaşma. Arka tekerlek önlerindeki plastiği kaldırıp pas var mı diye bak, bu kasanın klasik zaafı orası. Bir de düzgün bakımlı, kazasız olsun; parça sıkıntısı yaşamak istemezsin, Suzuki'de bazı parçalar yurt dışından geliyor ve bekletiyor.
Araba sert, onu da baştan söyleyeyim. Ama motoru dayanıklı, yakıtı gayet iyi. İlk araba için mantıklı seçim.




Acemi Sürücü
13 gün önce
13 gün önce
2011-2016 arası 1.2 K12B'li Swift'te manuel 5 ileri düz vites, otomatik ise 4 ileri klasik tork konvertörlü otomatikti. CVT değil. CVT'li Swift Türkiye'ye 2017 sonrası yeni kasayla geldi.
Yani otomatik bir 2010-2014 Swift'e baksan bile karşına CVT çıkmaz, eski usul 4 vitesli otomatik çıkar. Mekanik olarak CVT'den daha basit ve tamiri daha ucuz aslında, ama 4 vites olduğu için uzun yolda devir yüksek kalıyor, yakıt manuele göre belirgin artıyor.
Yine de senin manuel tercihinde ısrar etmeni öneririm. Bu yaştaki bir araçta yağı zamanında değişmemiş otomatik şanzıman baş ağrıtır, düz viteste ise en fazla debriyaj seti masrafı çıkar ki o da makul bir kalem.


Yol Arkadaşı
11 gün önce
11 gün önce
Yanıtlar için çok teşekkür ederim. Bir araçla ilgileniyorum. Ekspertiz raporunda şanzımanda yağ kaçağı olduğu yazıyor. Ancak aracın muayene evrakına baktığımda muayeneden kusursuz geçtiğini görüyorum. Bu iki durum nasıl mümkün olabilir?
Ekspertiz raporunda yazdığı için şanzımanda gerçekten yağ kaçağı olduğundan kesin olarak emin olabilir miyiz? Eğer gerçekten varsa, bu ciddi bir sorun mudur? Böyle bir araç alınır mı?
Ayrıca şanzıman yağ kaçağının olası masrafı ne kadar olur? Yağ kaçağının kaynağına göre masraf çok değişir mi?
Ekspertiz raporunda motorda da “terleme” yazıyor. Motor terlemesi tam olarak nedir, normal kabul edilebilir mi veya ileride ciddi bir masrafa yol açar mı?
Araç 2012 model GA paket, 185.000 km'de ve değişen/boya bulunmuyor. Bu bilgiler ışığında sizce bu araç alınabilir mi? Özellikle şanzıman yağ kaçağı ve motor terlemesi konusunda nelere dikkat etmeliyim?




Acemi Sürücü
10 gün önce
10 gün önce
Bu ikisi aslında çelişmiyor, farklı şeylere bakıyorlar. TÜVTÜRK'te yağ kaçağı ancak aktif damlama varsa ve çevreye/güvenliğe risk oluşturuyorsa ağır kusur yazılıyor; terleme veya damlatmayan seviyedeki sızıntı ya hafif kusur oluyor ya da hiç yazılmıyor. Yani araç muayeneden kusursuz geçebilir ama ekspertizde lifte alınıp yakından bakıldığında keçelerden nemlenme görülebilir. Bir de muayene tarihine bak, aradan aylar geçmişse kaçak sonradan başlamış da olabilir.
Ekspertiz yazdı diye kesin doğrudur diyemeyiz açıkçası, bazı yerler ihtimalli durumlara da rahatça "kaçak var" yazıyor. En sağlıklısı aracı kendin bir lifte aldırıp bakmak. Daha da iyisi: motor ve şanzıman altını yıkatıp temizletirsin, 200-300 km kullanılıp tekrar bakılır. Böylece gerçekten aktif kaçak mı yoksa yıllardır orada duran eski bir birikinti mi net anlaşılır.
Şanzıman kaçağında masraf tamamen kaynağa göre değişiyor, aradaki fark uçurum. En sık görülen aks keçeleridir; şanzımanı indirmeye gerek olmadan yapılır, makul bir işçiliktir. Vites seçici mil keçesi ve kapak contası da benzer şekilde tolere edilebilir kalemler. Ama kaçak giriş mili keçesinden geliyorsa şanzımanı indirmek gerekiyor, o zaman iş büyüyor. Bu durumda zaten oradayken debriyaj setini de değiştirmek mantıklı olduğu için toplam masraf ciddi şekilde artıyor. O yüzden "kaçak var" demekle yetinme, tam olarak nereden sızdığını yazdır.
Asıl önemli nokta şu: düz vites şanzımanda yağ seviyesi kritiktir. Yavaş yavaş azalan yağ fark edilmezse rulmanlar ve dişliler gider, o zaman iş keçe masrafından çıkar. Bu yüzden vitesteyken ses var mı, debriyaja basınca ses değişiyor mu, geri vitese girerken zorluyor mu, mutlaka test sürüşünde dinle.
Motor terlemesine gelince, damlama olmadan yüzeyde ince bir yağ filmi oluşması demek. Toz tutar, o bölge kararır ama yere damla düşmez. 14 yaşında ve 185 bin km'deki bir araçta bunu görmek gayet normal. K12B'de en sık külbütör kapak contasından olur ki o da ucuz ve kolay bir iştir. Karter contası ve krank ön keçesi biraz daha işçilik ister. Senin bakman gereken şey terlemenin varlığı değil, damlaya dönüşüp dönüşmediği ve motorun yağ eksiltip eksiltmediği. Sahibine iki bakım arasında yağ ekliyor mu diye sor, çubuktan seviyeye bak.
Genel olarak boyasız değişensiz 185 binlik bir Swift kötü bir aday değil, bu kilometre bu motor için yüksek sayılmaz. Ama kaporta temizliği mekanik temizliği garanti etmez. Soğuk çalıştırmada ilk saniyelerde zincir tıkırtısı var mı, supap ayarı geçmişte yapılmış mı, marşpiyel ve arka çamurluk içinde pas var mı, bunlara da mutlaka bak. Kaçağın kaynağını netleştirip masrafı fiyattan düşürerek pazarlık etmek en doğrusu olur. Kapora vermeden önce bu iki maddeyi kesinleştir derim.




Acemi Sürücü
10 gün önce
10 gün önce
Benim tavsiyem şu: bu iki maddeyi kendin tahmin etmeye çalışma, satıcıya şart koş.
Aracı güvendiğin bir Suzuki'ye veya Japon araçlara bakan bir özel servise götür, lifte aldır. Ustadan net olarak şunu iste: şanzımandaki kaçak tam olarak hangi keçeden, aks keçesi mi yoksa giriş mili keçesi mi? Bunu yazılı olarak söylesin, çünkü ikisi arasında masraf açısından dağlar kadar fark var. Aynı anda şanzıman yağ seviyesini de kontrol ettir.
Motor tarafında da altını yıkatıp temizlettir, sonra birkaç yüz kilometre kullanılıp tekrar bakılsın. Terleme mi damlama mı, ancak böyle anlaşılır. Bu arada yağ çubuğundan seviyeye bak, satıcıya iki bakım arasında yağ ekleyip eklemediğini sor.
Bir de aynı ziyarette şunları kontrol ettir: soğuk çalıştırmada triger zinciri sesi, supap ayarı geçmişte yapılmış mı, marşpiyel ve arka tekerlek önü davlumbaz altında pas var mı, arka kaliperler sıkışmış mı.
Satıcı bu kontrollere itiraz ediyorsa ya da "gerek yok, hallolur" diyorsa zaten cevabını almışsın demektir. Kabul ederse de çıkan masrafı fiyattan düşürmeyi konuşursun. Bu kadar net gidersen hem kendini sağlama alırsın hem pazarlıkta elin güçlenir.
13 gün önce
Merhabalar,
İlk aracımı alacağım için bir süredir araştırma yapıyorum. Suzuki Swift 1.3 ile 1.2 modelleri arasında kararsız kaldım. Bütçemi biraz zorlayabilirsem 1.2 modellere de yönelebilirim. Şu an için 2010-2014 model yılları bütçeme daha uygun görünüyor.
Bu yaşta bir araç alacağım için otomatik şanzıman konusunda çekincelerim var, bu nedenle manuel vites tercih etmeyi düşünüyorum.
Siz olsanız hangi motoru tercih ederdiniz? Donanım (paket) olarak hangi versiyonları önerirsiniz? Dayanıklılık, kronik sorunlar, bakım maliyetleri ve genel kullanım açısından hangisi daha mantıklı olur?
Tecrübelerinizi ve önerilerinizi paylaşırsanız çok sevinirim. Şimdiden herkese teşekkür ederim.